• 24 Ağustos 2019 Cumartesi
MASKELER ŞEHRİ VENEDİK

MASKELER ŞEHRİ VENEDİK

Ahşap kazıklar çakılarak kurulan gizemli, güzel, garip, ürpertici bir şehir Venedik. Diğer Avrupa ülkelerinin insanda bıraktığı etkiden çok farklı enerjisi ile büyülüyor. Ne olursa olsun hissettiğin kadardır şehirler. Mucize şehir Venedik’in nasıl olup da sular üstünde yıllarca kalabildiğini, bir insan tarafından yapılan en güzel şehirlerden biri olduğunu hissediyor insan . Yüzyıllarca önce işgalcilerden kaçmak için suların içine çakılan kazıklarla inşa edilmiş kentte, kostümleri ve yüzleri gizleyen maskeleriyle muhteşem bir şölene tanıklık etmek ne müthiş!! Ortaçağ ve Rönesans dönemi boyunca sanatın, ticaretin merkezi haline gelmiş Vivaldi’nin, Casanova’nın şehri…Görkemli meydanı San Marco’nun havasını solumanın bile kişiyi zenginleştireceği iddia edilmiş. Şehrin sembolü olan kanatlı aslan heykelini pek çok yerde görmek mümkün. Şüphesiz Venedik’in diğer sembolü gondollar ve çizgili kıyafetleri ile kürek çeken sempatik Akdeniz insanı İtalyanlar. Gondolun ön ve arka uçlarında yer alan demir şeklin kıvrımları Büyük Kanalı, altı adet dişi bölgeleri, uzun bıçağı ise Venedik dükasının miğferini temsil ediyor. İpek yolunun merkezi olan Venedik’te zamanla Asya’dan gelen veba salgını tüccarlar aracılığıyla tüm şehire yayılmış. Öyle ki hastalık giderek ciddi boyutlara ulaşarak can kayıplarına sebep olmuş. Dante’nin “İlahi Komedya” sı ile başlayan hümanizm akımı ile Dante’den etkilenenler insan sevgisini baz alarak maske takmaya başlamışlar.Maskeden dolayı yüzleri görülmeyen insanlar da değer görmüş. Sonunda ilaç ve sevginin gücü ile bu hastalıktan kurtulmuşlar. “Cehennemin en sıcak yeri , ahlaki kriz zamanlarında tarafsız kalanlara ayrılmıştır “ der Dante. Veba, tavukgillerden bulaştığı için uzun gagalı , çirkin maskeler hastalığın sembolü olmuş.

Maskeler donuk ve hüzünlü vurgu içinde. Kostümler ve şapkalar ise maskelerin tamamlayıcısı. Çirkin maskelerin yanı sıra renkli ve gösterişli maskeler de mevcut. Veba salgını dışında, zengin/fakir arasındaki ayrımı yok etmek , insanların eşit olduğunu göstermek amacıyla yapılan bir gelenek olduğu da bilinmekte. Ayrıca o dönemde yoksul kesimin kendilerini ezilmiş hissetmemesi , zenginlere karşı olan öfkesini bastırması da amaçlanmış. Karnaval ilk 1268 yılında kutlanmaya başlanmış ileriki dönemlerde ise sekteye uğramış .

1979 yılında tarihi ve kültürü geri getirmek amacıyla yeniden başlatılmış. Maskeleriyle dünya çapında ün kazanmış. Venedikliler bu festivale aylar öncesinden hazırlanarak kıyafetlerini , kostümlerini dikiyorlar. Kartalın , meleğin ve aslanın uçuşu festivalin en renkli gösterileri. Milyonlarca turistin akın ettiği bu festivalde , çılgın kalabalıklara rağmen fotografik malzemelerin zenginliği tüm o karmaşayı unutturuyor insana. Labirente benzeyen daracık sokaklarında yürürken karşınıza çıkan ve özenle hazırlanıldığı aşikar maskeli Venedikliler gerçekten çok hoş. Venedikliler bu özgün maskeleri milletleri için onur kaynağı olarak görüp ulusal miraslarına sahip çıkıyorlar. Festival boyunca San Marco meydanında ara sokaklarda çeşit çeşit maskeler takan onlarca insana rastlamak mümkün.Şehrin büyüleyici güzelliğinin yanında karnaval nedeniyle gün içerisinde katlanarak artan kalabalık yüzünden daracık sokaklarda yürümek ise bir hayli zor. Arkasına gizlenilen maske ve kostümlerle, gerçek kimliklerinden sıyrılan ve kendi hayallerindeki kimliği yansıtan kostümlere bürünerek sokaktan salınanlar arasında bu masal şehir ve kahramanları içinde anları yakalamak, deklanşöre basmak zihnimizden uzun süre çıkmayacağa benziyor.

 

 

 

 

 

 

Yazı : Berna Özdemir / Fotoğraflar : Tolga Özdemir

 

Benzer Yazılar