• 24 Ekim 2019 Perşembe
Kızılırmak Deltası ve Saz Kesimcileri

Kızılırmak Deltası ve Saz Kesimcileri

Türkiye topraklarında doğup, Karadenize  dökülen en büyük ırmak olan Kızılırmak, Samsun’un Bafra İlçesinde denizle kucaklaşır. Kızılırmak’ın denizle buluştuğu bölgede verimli topraklarıyla bilinen ve Bafra Ovası’nı oluşturan Kızılırmak Deltası yer alır. Bafra ve 19 Mayıs İlçelerini kapsayan, muhteşem coğrafyası ve biyolojik çeşitliliğiyle Samsun turizminin önemli noktalarından biri olan deltanın büyük bölümü milli park statüsünde koruma altındadır.

Samsun şehir merkezinin yaklaşık 30 km batısında bulunan delta, doğa, gezi, fotoğraf meraklıları için cennet niteliğindeki alanlardan biridir. Bu büyük doğa alanı, irili ufaklı gölleri ve subasar ormanlarıyla 350 ye yakın kuş türü ve birbirinden çeşitli yaban hayatına ev sahipliği yapar

Delta ovası, denizden güneye doğru basamaklar halinde yükselmektedir. Deltanını gerisinde, Kızılırmak nehrinin her iki kenarında yay şeklinde uzanan ve yükseklikleri 600-800 metreye varan Kuzey Anadolu Dağlarının ilk sırasını oluşturan platolar, daha geride ise 1000-1500 merte yüksekliğindeki dağlar yer almaktadır.

Kızılırmak Deltası Deniz, ırmak, göl, sazlık, bataklık, çayır, mera, orman, kumul ve tarım alanları gibi farklı ekolojik karakterlerdeki habitatların birarada bulunması, besin maddelerince zenginlik ve uygun iklim koşulları Delta’nın eşine az rastlanır öçlüde biyolojik çeşitliliğe sahip olmasını sağlamıştır.

Delta’da, doğu yakasında altı, batı yakasında bir göl  olmak üzere yedi adet göl bulunmaktadır. Deltanın batısında yer alan Karaboğaz gölünün çevresindeki sazlık ve bataklık alanlarla birlikte toplam alanı 1.400 hektardır. Doğu ykasında yer alan göller ise Balık gölü, Uzun göl, Çernek gölü, Liman gölü, Gıcı gölü ve Tatlı göldür. Bunlardan Balık gölünün denizle bağlantısı vardır. Göllerin suları tatlı denebilecek kadar az tuzludur. Sadece, denizle bağlantısı olan Balık Gölü’nde denizden su girişinin olduğu dönemlerde tuzluluk artmaktadır. Deltanı toplam alanı 56.000 hektardır. Bu alanın 16.110 hektarı sulak alanlardır.

Tamamı sığ olan göllerin en derin yeri su seviyesinin yüksek olduğu dönemlerde dahi 3 metreyi geçmez. Ortalama derinlik 1.5 metre civarındadır. İlkbaharda suların yükselmesiyle geniş alanlar su altında kalmakta, delta’nın doğu ölümündeki göllerin tamamına yakını birleşmekte ve tek bir gölü andırmaktadır. Bu dönemde, Balık gölü ile deniz arasında bulunan Galeriç ormanının da büyük bir kısmı su altında kalmakta ve eşsiz bir görünün oluşturmaktadır.

Deltadaki karakteristik oluşumlardan biride göllerle deniz arasındaki kumullardır. 200-300 metreklik şeritler halinde kıyı boyunca uzanan kumulların yükseklikleri 7/8 metredir.Bazı yerlere 12 metre yüksekliğe ulaştıkları da görülmektedir..

Deltalar, mikro ve makro faonanın çok yüksek bir üretim düzeyine ulaştığı yer yüzünün en verimli doğal alanlarıdır. Yüksek verimin oluşturduuğu yiyecek ağı başta sukuşları olmak üzere, değişik türlerden zengin bir yaban hayatının barınmasına ve beslenmesine imkan sağlamaktadır.

Kızılırmak Deltası, yaşama ortamlarının çeşitliliği ve önemleri barındırdığı hayvan varlığı ve türlerin durumları ile çok sayıda Uluslararası öneme sahip sulak alan kriterine sahip bir sulak alan ekosistemidir. Ülkemizin Karadeniz kıyısında doğal karakteri fazla bozulmadan korunabilmiş tek alan olması, deltanın önemini arttırmıştır. Karadenizi direkt olarak aşan göçmen kuşların uçuş hazırlığı ve uçuş sonrası dinlenebildikleri, beslenebildikleri ve korunabildikleri tek alandır. Ayrıca Kızılırmak deltası su ürünleri üretimi, saz kesimi ve otlatma imkanlarıyla yöre ekonomisine önemli katkılar sağlayan çok yönlü bir sulak alan ekosistemidir.

Deltada bu güne kadar 308 kuş türü saptanmıştır. Bu sayı, Türkiye kuşlarının % 74’ü olup, Türkiye’de Göksu deltasından (332 tür) sonra bir alanda tespit edilmiş en yüksek sayıdır. Bölgede görülen türlerden büyük deniz düdükçünü ve kuzey incir kuşu bu güne dek Türkiye’de sadece Kızılırmak deltasında saptanmıştır. Yine küçük kiraz kuşu ve ak kiraz kuşu son 25 yılda Türkiye’de sadece Kızılırmak deltasında görülmüştür.

Deltadaki türlerden tepeli pelikan, cüce karabatak, al boyunlu kaz, dikkuyruk, şah kartal, küçük kerkenez ve toy dünya çapında nesilleri tehlikede olan türlerdir. Bu türlerden tepeli pelikan deltada kuluçkaya yatmaktadır.

1992 yıyında yapılan bir arştırmada 140 kuş türünün deltada ürediği üespit edilmiştir. Bunlardan tepeli pelllikan 6 çift, erguvan balıkçıl 500 çift, kara leylek 50 çift, kaşıkçı 75 çift, boz ördek 200 çift, turna 50 çift, macar ördeği 75 çift,pasbaş patka 150 çift, kocagöz 50 çift ve bataklık kırlangıcının 100 çift üreme populasyınlarıyla delta uluslararsı öneme sahip sulak alan özelliğini kazanmaktadır.

Deltada üreyen başlıca diğer kuş türleri küçük batağan 350 çift, bahri 250 çift ve küçük sumru 45 çifttir.

Deltada bulunan Galeriç ormanı, Ülkemizdeki nadir subasar ormanlardan birisidir. Biyolojik çeşitlilik bakımından oldukça zengin olan ormanda 35 ötücü kuş türü kuluçkaya yatmaktadır.

Kızılırmak deltası, göç sırasında Karadeniz’i doğrudan aşan kuş türleri için hayati önem taşımaktadır. İlkbaharda Karadiniz’i geçmek üzere uzun bur yolciliğin hazırlığını yaptıkları ce sonbahar göçlerinde ise Karadeniz’i aşan kuş türlerinini Karadeniz kıyısında sığınabilecekleri en önemli sulak alndır. Bu nedenle, özellikle geç sırısnada bazı kuş türleri deltada büyük sayılara ulaşmaktadır. Örneğin göç sırasında bir günde Çernek gölü üzerinde 42.000 kum kırlangıcı sayılmış olup, bölgeden geçit yapan kırlangıç sayısının bir milyonu aştığı tahmin edilmektedir. Ötücüler dahim olmak üzere deltadan geçen su kuşlarının sayısı bir kaç milyonu bulmaktadır.(Samsun valiliği Delta tanıtım yazısından)

 

Delta Ornitolojik Öneminin yanısıra tarım, hayvancılık, balıkçılık, sazcılık ve avcılık alanlarında da ön plana çıkmakta ve bölge insanını ekonomik olarak etkilemektedir.

Deltadaki ekonomik etkinliklerden öne çıkanlardan sazcılık da bölge insanına ekonomik katkı sağlamaktadır. Her yıl toplam saz alanının yaklaşık % 25’i kesilmektedir.

Kesim, Aralık ayının sonunda başlamakta, 1 nisan da, kuşların üreme döneminde bitmektedir.  Kesim, üreme döneminin bitimiyle 1 Temmuzda yeniden başlamaktadır. Kesim yasağı döneminde kesilen sazlar kurumaya bırakılır ve Ağustos ayında kuruyan sazlar yeniden işlenerek belli ölçülerde yeniden bağ haline getirilir.

Kesilen sazın büyük bir bölümü ihraç edilmektedir. Bir kısmı ise hasır, sepet vb. yapımında, binaların özellikle hayvan barınaklarının çatılarını örtmede ve ahırlarda zemine sermek için kullanılmaktadır. Bu uğraşı sonucunda ailelere yıllık 8 ila 15bin Tl. Civarında katkı sağlamaktadır.

Kesim sabah erkenden, kayıklarla kesim alanına gitmekle başlar.Gün boyu sürer.Kesilen sazlar belli büyüklüke bağ şeklinde bağlanarak taşınması kolaylaşır ve ücreti de bu bağ sayısına göre hesaplanır.

Kesilip, bağlanan sazlar kayıklara yüklenerek, kurumaya bırakılıp yeniden işleneceği alana götürülür. Bu alanda sazlar  dik, dairesel piramit şeklinde istiflenir ve kurumaya bırakılır.

Kuruyan sazlar açılıp yeniden temizlenir, işlenir ve belli büyüklükte bağlar halinde toplanır.

Çalışma aralarında deltanın muhteşem doğasında eğlence de muhteşemdir ve fotoğraf meraklılarına mükemmel görüntüler sunar.

Satışa hazır sazlar kamyonlara yüklenir ve gönderilir.

Artık duş alma zamanıdır. Günbatımında kuyu suyuyla alınan duş tüm yorgunluğu alır. Sonra eve doğru yolculuk başlar.

Deltaya fotoğraf için  gidecekler, yanınıza mutlaka su ve atıştırmalık birşeyler alın. Bölge büyük bir alan ve uzun süre burada olacaksanız sıkıntı yaşamazsınız. İnsanları, çalışanları fotoğraflarken kesinlikle izin almadan çekim yapmayın  farklı epkiler alabilirsiniz ve çekim yaparken  onların iş akışını bozmadan çekim yapın.  Unutmamalı ki sazcılar için her bir bağ   aile bütçesine yapılan destektir. Saz alanlarında kesinlikle sigara içmeyin. Kuru sazlar çok çabuk alev alır ve tüm emekler biranda yok olup gider.

Atanur Sevim

Benzer Yazılar