• 21 Mayıs 2019 Salı
Kimse kimseyi tanımıyor!

Kimse kimseyi tanımıyor!

Kimse kimseyi tanımıyor!

Neden tanısın ki? Yazıma bir soruyla başlamak zannediyorum ki yerinde olacak. Bulunduğumuz çağın dijital çağ olması insanları araştırmaya değil de popülerleştirmeye götürüyor. İçinde bulunduğumuz bu olumsuz durum fotoğrafa yeni başlayan ya da fotoğrafla biraz uğraşmış kişilere de kolaycılık olarak yansıyor.  Sosyal medyada bir fotoğraf paylaşılıyor, altında bir yazı, bir şair veya edebiyatçı yahut bir felsefecinin özlü sözü. Yazı mı? Müthiş, tartışılmaz, üzerine düşünülür cinsten.  Üstünde de bir fotoğraf ama kimin olduğuna dair bir isim veya ibare yok. Fotoğrafın ne zaman, nerede, nasıl çekildiğine dair bir bilgi yok. İnternet ya bu! Yaz istediğini, bulsun sana. Çocuk de! Eski İstanbul de! Onu de! Bunu de! Ne dersen de! Bir fotoğraf mutlaka çıkıyor. Hal böyle olunca da kolay fotoğrafa ulaşan kişiler onun görsel gücünden yararlanıp bir izleyici kitlesi yakalıyor. Bu kolaycı yaklaşıma ta ki birisi “ya bu fotoğraf da kimin?”, ya da “bu şu kişinin fotoğrafı değil mi?” diyene kadar. İşte tam da bu sırada fotoğrafı çeken hatırlanmaya başlanıyor. Bilgi kirliliği internet sayesinde iyice yayılıyor.

Peki ne yapmamız gerekir? Kaynağını bilmediğimiz görsel hakkında bolca araştırma yaparak, bolca bakarak ve baktıklarımızı görsel hafızamıza kaydederek ilerlemememiz gerekir. Kaynağından emin olmadığımız bilgileri ne kadar az paylaşırsak o kadar az hata yaparız. Tabi ki en önemlisi de bolca ama bolca okumalıyız. Kim fotoğrafta nasıl işler yapmış, hangi işleriyle ön planda olmuş, hangi eğitimleri almış vesaire… Bu konuyu iyi irdelersek kimin ne çektiğinden de haberdar oluruz. Görsel hafızamız gelişir ve genişler. Bir konu üzerinde fikir sahibi olmadan paylaşımda bulunmak bizi yanlışa sürükler ve o yanlışlar içinde yok oluruz. Bizim yanlışımızı bir diğeri paylaştığında içinden çıkılmaz bir hal içine düşmemiz böylelikle an meselesi olur.

Sonuç olarak “aaa o fotoğraf mı? ……’nın (Çok bilinen tek isim) deme kolaylığından kaçınıp, Türk fotoğrafına büyük hizmetler vermiş,  büyük katkısı olan ve önemli  işlerin fotoğrafçılarını hatırlama ve hatırlatma misyonumuza geri dönmemizde fayda görüyorum. Hem Türk fotoğrafının gelişmesi, hem de fotoğrafa olan saygımızın artması adına bu durumu önemsiyorum. Yoksa, bu kolaycılıkla kimse kimseyi tanımadan hayatını sürdürecek. Biraz saygı, biraz araştırma hepimize iyi gelecektir.

 

Serkan Turaç

FIAP EFIAP/b – GPU ZEUS – HonSSS

Benzer Yazılar