• 24 Ağustos 2019 Cumartesi
Gezerken mi fotograf çekiyorsunuz, yoksa fotograf çekmek için mi geziyorsunuz?

Gezerken mi fotograf çekiyorsunuz, yoksa fotograf çekmek için mi geziyorsunuz?

Benden bir yazı ve fotograflarım istendiğinde Frig okuyucuları için hangi konu üzerinde durmalıyım diye hiç düşünmedim.Benim bir gezi fotografçısı olarak aklıma gelebilecek ilk ve en önemli konu zaten belliydi.
Her fotografçı porföyüne yeni fotograflar katmak ve portföy zenginliği sağlamak ister.Fotograçının tarzı ve seçtiği alana göre bu çeşitlilik bir diğer tarza göre doğal olarak fotografa yaklaşım farklılıklarını da beraberinde getirecektir. Örneğin kendisini ”still life ” fotografa adayan bir fotografçı fotografını çekeceği objeleri hangi ortamda çekeceğine (stüdyo yada doğal ortam) göre tarz geliştirmiş olabilir.Bu diğer tarzı inkar etmek ve onun üzerinde çalışmamak anlamına gelmez ama temel olarak birinde yoğunlaşmış olabilir.Bu yoğunlaşma bir kısıtla(n)ma değildir elbette.
Her durumda fotograf adanmışlık gerektirir.

Böyle bir girişi yapmamın sebebi günümüzde giderek artan ”Gezi Fotografçılığı”’na duyulan ilgiyle beraber bu fotograf alanının da tıpkı diğerleri gibi adanmışlık,bilgi ve araştırmaya duyduğu ihtiyaçtır. Eğer bir insan kendisini ”gezi fotografçısı” olarak niteliyor ise, gezerken fotograf çeken değil, fotograf çekmek için gezen birinden bahsediyoruz demektir.Böylece daha işin başında yani fotograf tarzına gelmeden önce, gezi tarzının geliştirlimesi gibi bir gerçekle karşı karşıya kalıyoruz.
Gezi tarzı konusuna pek girmeyeceğim, ama ne demek istediğimi küçük bir örnek ile anlatırsam yeterli olabilecektir sanıyorum.Örneğin; Doğu’ya mı ağırlık vereceğim,Batı’ya mı? Tek başıma mı yapacağım,kalabalık gruplarla mı? Öncelik olarak spesifik olayların peşinden mi koşacağım, gündelik yaşantı bunun ardından mı gelecek ? gibi soruların cevapları bu tarzı belirleyecektir.Sadece küçük bir öneri getireyim.Kalabalık gruplarla gezmek zorunda kalsanız dahi,aynı ortamda bile yalnız kalmayı becerebilmek ve fotograf için bir süre gruplardan soyutlanmak iyidir.Fotograf tek beyinle çekilir.

Gezi fotografçılığı için uzun uzun pek çok şey yazılabilir.Ben birkaç küçük öneri ile devam edeceğim.
Herşeyden önce fotograflamak için gideceğiniz yeri önceden araştırın.Yerel gazetelerden,sosyal medyaya kadar araştırma imkanları kullanılarak spesifik olaylar,kültürel yansımalar ve güncel yaşantı ile ilgili bilgi edinilmesi çok önemli bir başlangıçtır. ”Hele bir gidelim orası acaip fotograf veriyor” gibi bir yaklaşım başarı ihtimalini azaltır. Başkalarının fotograflarına bakmak,ilham ve fikir almak çok iyi bir şeydir.Öğrenmek kopyalamak anlamına gelmez.Eleştirenlere aldırmayın.
Derinlemesine ve sabırla çalışın.Yaptığınız gezi programı buna imkan vermelidir.Ön araştırma ile edindiğiniz bilgiler size, örneğin 10 günlük bir gezinin en uzun süresinin hangi bölgeye ayrılacağını zaten söyleyecektir.Bütçeniz varsa ve ihtiyaç duyuyorsanız tekrarlanan spesifik olaylar için daha sonra yine bir gezi planı yapabilirsiniz.
Güler yüzlü ve sıcak olun.Bazı kültürler fotografa,fotgraflarının çekilmesine pek sıcak bakmayabilirler.İşin en kötüsü böyle yerler de oldukça fotografiktir.Önce görünün ,selamlaşın,sohbet edin,değer verdiğinizi gösterin sonrasında fotograf gelecektir.Hatta bir süre sonra artık görünmez olmaya çalışın (saklanmayı kast etmiyorum elbette ) ve fotograf çekin,sonuç kesinlikle daha iyi olacaktır.Bütün bunlar sabır ve pozitif iletişim gerektirir.Hatta fotografları bastırıp gönderin,tekrar gitmeyi planlıyorsanız küçük baskıları yanınızda götürün ve onları bulup verin.Artık orada bir dostunuz var demektir.Bu, yeni, farklı ve daha kolay fotograf imkanları anlamına gelir.
Geziyi yaptığınız coğrafyaya veya kültüre uygun kıyafetler tercih edin.Bu hem sizin rahatlığınız,güvenliğiniz hem de fazlasıyla aykırı görünmemeniz için önemlidir.Yerel kültüre değer verin,hassasiyetlerine saygı duyun.
Gezi kararı sırasında yani en başta yapacağınız araştırma, ne tür fotograflara ağırlık vereceğiniz, size hangi ekipmanlarla çekim yapacağınızın da ipuçlarını verir.Yolculuklarınıza ekipman dolu çantanızla çıkıyor olsanız da, otel odasından sadece ihtiyaç duyduğunuz ekipmanla çıkmak sizi hafifletecektir.Bu daha az dikkat çekmenize de yardımcı olur.

Hızlı gelişen olaylar karşısında fotograf makinanızın ”Program (P)” modunu kullanın.Kendisini fotografa adadığını söyleyen pek çok fotografçı size tam tersini söylemiş olabilir.Makinanızı tanıyorsanız ve sahneye nasıl tepkiler vediğinizi biliyorsanız (P) modunu kullanmaktan çekinmeyin.(P) modu da yaratıcı bir moddur.ISO,WB,Poz telafisi (-,+ EV) siz belirlersiniz ve daha önemlisi makinanızın verdiği değerleri ”program shift-program taşıma” halkası sayesinde aynı eşdeğerliliği koruyarak diyafram ve/veya enstantane önceliğini de siz belirlersiniz.

Amatör olmak profesyonel disiplinle çalışmaya engel değildir.Tersine gerekli olan budur.
Yazının başında belirttiğimiz ”still life ” fotografçısına geri dönersek,dilerseniz gezi fotografçılığını bu alt kırılıma dahi indirgeyebilirsiniz.Farklı kültürlere ait objeler,obje-insan ilişkileri,obje-mekan ilişkileri bizim still life fotografçısı için iyi konular olurdu herhalde.
Herkese güzel ışıklar ve güzel bir gelecek dilerim.
Yavuz Sarıyıldız

Benzer Yazılar