• 24 Ağustos 2019 Cumartesi
800 Yıllık Gelenek

800 Yıllık Gelenek

800 yıllık bir gelenek var Anadolu’da , bir Yörük geleneği,bir çoban festivali.Geçmişte daha geniş bir coğrafyada yapılmakta olan bu gelenek, şimdilerde sadece Denizli’nin Çal ilçesinde ve Burdur’un Tefenni ilçesinde yapılmakta.

Eylül ayının ilk Cumartesi gecesi ,2013 . İki yıldır üst üste bu festivali izlemek için geldiğim Hasanpaşa Beldesi ’ ndeyim yine . Şafak sökmesine saatler kalmışken , Türkiye’nin dört bir yanından gelmiş onlarca izleyici gibi  heyecanla yarışmanın başlamasını beklemekteyim.  Günün ilk ışıkları ile başlayacak yarışmada ,yirmiye yakın sürü yarışacak, her çobanın hedefinde ödülü almak için o göleti sürüsü ile en hızlı şekilde geçmek var. Göletin üzerindeki tepede yerlerini almışlar onlarda, elcik koyunları ( sürünün lider koyunu) boyanmış,süslenmiş , sürünün Anadolu çoban köpekleri dahi hazır etmiş kendini,800 yıldır tekrarlanan bu ritüel için. Herkeste bir heyecan , ama daha çok bir bayram ,bir kutlama havası. İzleyici kamp çadırlarından türküler yükseliyor, karşı çadıra kadeh kaldırıyor bir diğeri. Henüz silah sesleri de başlamamış , ilk sürünün tepeden gölete doğru koşusu  ile başlar , yarış sonuna kadar da susmaz silahlar.

Kuralları çok kolay yarışın, her bir çoban arkasında sürüsü ile ,tepeden gölete doğru koşmaya başlar. İlk çoban atlar gölete,eğer şanslı ise elcik koyunda onu takip eder .Göletten en hızlı şekilde sürüsü ile  geçmeye  çalışır çoban.Efsane bu ya, 800 yıl evvel köyün ağasının kızına aşık olmuş çoban, istemiş kızı ağadan, ağa ancak bir iddia karşılığı veririm demiş ;  üç gün boyunca tuz yedirecek, ve su içirmeyeceksin koyunlarına ve üçüncü günün sonunda ise,tüm sürün sudan geçecek seninle,ama su içmeyecekler. Çoban şartı  kabul eder ve başarır,buna rağmen kızını vermez ağa,bunun üzerine ağanın kızı hasta olur , yatağa düşer ve ölür,çobanda dağlara vurur kendini, haber alamaz kimseler bir daha.  Bu efsane ile başladığı rivayet edilir, bugün UNESCO  Dünya Kültürel Miraslar Listesi’ne alınmak için başvurusu gerçekleşen ritüelin.

Gün ağarır ,ilk sürü anons edilır hakem masasından.İbrahim çoban  son üç yılın şampiyonu,ilk yarışacak sürü. Önde kendisi ve oğlu,ardında sürüsü koşmaya başlar tepeden gölete doğru. İlk atlayan kendisidir gölete,peşinden oğlu ve elcik koyunda atlar ve sonrasında tüm sürü sudadır. Sevinç naraları, izleyicilerin kutlamaları,alkışları karışır birbirine, hızlı bir şekilde karşı tarafa geçer sürü. Diğer sürüler peşi sıra takip eder anonsları  sonrasında. Yaklaşık yirmi sürü ; silah sesleri, alkışlar,naralar ile göleti geçer. Hepsi değil tabi. Elcik koyunu gölete girmeyen,sürüsünü karşıya geçiremeyen çobanlarda vardır. Elcik koyun en önemli öğesidir çünkü sürünün.Eğer o girerse,takip eder tüm sürü onu.

Bu oyun bir kutlamadır tüm yıl heyecanla gelmesi beklenen. Anadolu’nun farklı bölgelerinde,farklı şekillerde ve kurallarla oynanan diğer renkli oyunlar gibi. Cirit gibi,yağlı güreşler gibi,deve güreşleri gibi,boğa güreşleri gibi. Kadim Anadolu’nun yüzyıllardır yaşattığı gelenekler ,nesiller boyu devam eden ve edecek.

Murat Özçelik
EFIAP/UPICR2
ozcelikmurat@hotmail.com

Benzer Yazılar